Eskiye dair ne varsa
Perşembe, Aralık 25, 2008 3:23Eski günleri özledim. Eski hayallerimi, hayal kahramanlarımı, eskiyen ama eskimeyen kitap,dergi,bulmacalarımı.
Aslında ben çocukluğumu özledim
Canım yandığında “gölgelerin gücü adına” diye iç geçirdiğim, sabahın köründe sırf kurabiye canavarını , Edi’yle Budu’yu izlemek için kalktığım o kış günlerini…
Soba ile ısınan evimizde sobanın üstünde her daim el altında bulunsun diye içi su dolu güğümün kaynarken çıkartığı su sesini ve o ses eşliğinde öğlen vakti uyumayı özledim. O sesin sıcaklığı farklıydı ,en sevdiğim melodi yada ninniydi.
Cin ali serisini bitirip öğretmenimden “takdir” beklediğim, kırmızı kurdalye versin diye dua ettiğim okul günlerimi özledim…
Yaz tatilinden “sınırsız ateri oynamak” anlamını çıkartığım günleri…
Misket oynamak için sokağa çıktığım, kazandığım 5 misket için sevindiğim o günü…
Aslında çok şeyi özledim.
Sek sek oynadığım o günleri , dokuz taş oynadığım mahallemi, gecenin bir vakti saklanbaç oynadığım arkadaş grubumu , saf arkadaş sevgisinin olduğu o günleri…
Çok şeyi özlemedim ben, sadece yolun ortasına iki taş koyup ,bir top bulup, tanıdık tanımadık herkesle maç yapmayı …
Okula gitmeden önce yaptığımız “dokuz aylık ve alman kale” tarzı eğlenceli oyunları özledim.
Uçurtma yapmak için uğraştığım saatlerde hayal dünyasına dalıp “bunun üstünde gök kuşağı çıkısada altın kesesi uçurtmama düşse” diye düşlediğim o saatleri…
İplerini sıkıca tutuğum uçurtmanın gök yüzündeki süzülüşünü ve arkadaşıma dönüp “bak ! görüyomusun uçaktan bile daha yukarda uçuruyorum” dediğim o günleri…
Sapanla kuş avlamaya çıktığımız ama hiç kuş vuramadığımız yada vurabilecek cesaretimizin olmadığını anladığımızda içi kum dolu şişeleri hedef aldığımız o günleri özledim
Eskiden büyük olduğum günleri hayal ederdim şimdi çocukluğumu hayal ediyorum.
Büyüm mü ? Evet, fark ediyorum. Eski günerdeki gibi “anne ben ne zaman büyüyeceğim ! ” deyip yavaşça gözlerimi kapıyorum, susuyorum; çünkü ben çocuğum…
Tweet
- Selamlıyorum | 10'luk




elif :
Aralık 25th, 2008 3:33 am
O kadar güzel anlatmışsın ki çocukluğum gözümün önünde canlandı… Yüreğine sağlık Erkan…
havva yesersin :
Aralık 25th, 2008 2:08 pm
merhaba bnd akrabalarımı özledim meryem yengemi yusuf abimi aynuruu diger kardeşlerini tanımıomm hergeçen gün yabancı damat ve gelinlerimiz oluyo baglar uazaklaşıyoo kopuyoo onlarıgeçmişi eskiyi bayramları ist oturupta bi üni okuyamayı bak sz bari okuyun bitane yesersinlerden üni mezunu olsun yazıları hergü takip ediomm bu günleri sora çok arasın çalışşşş ablsııı sanen deme döferimmmm günlük tuman nette çok güzell bnd 12 yaşından beri yazıom deftere çok güzel oluyo sewgiyle kal rabbim yar ve yardımcın olsun inş selam ve dua ile ablann havva
Nuriye :
Aralık 25th, 2008 8:35 pm
Neyi farkettim biliyomusun zaman çok hızlı geçiyor. bu kadar hızlı geçerken ,çok şeyde beraberinde degişiyor biz daha yeni nesil sayılırız çogumuz 20 li yaşlardayız ama ne kadr çok şey degişmiş artık sokakta sek sek oynayan çizgi film izleyen çocukları pek görmüyorum artık çizgi filmler bile farklı olmuş çocuklar çok çabuk büyüyorla, hemen hayatın koşuşturmasına yakalanıyorlar , birlikte olmadan ,birlikte oyunlar oynamadan büyüyorlar hepsi netlerin internetlerin başında herşeyin sanalını yaşıyorlar bizim az çok hatırlayacagımız güzel günlerimiz var onların böyle günleri giderek azalıyor.Belkide bu yüzden daha doyumsuz oluyorlar geçenlerde annem ve babam ilk ayyakkabıllarını aldıklarında ne kaadr sevindiklerini, o ayakkabılarla yattıklarını, onlar için ne kadr büyük bir şey oldugunu anlatıyorlardı. o duygu yogunluklarından o sevinçlerinden bahsediyorlardı ve gözleri hala ışıldıyordu. ben kendime baktım en azından 6 ayda bir bi ayakkabı degiştiriyorum biri gidip digeri geliyor benim için hiç bir zamn bi ayakkabı o kadar sevinecegim bi olay olmayacak benim çocuklarımın hiç olmayacak olmaması iyimi kötümü bilmiyorum ama yaşanamayan duygular var o duyguları yaşayamamak var bu kötü işte keşke teknoloji biraz daha yavaş gelişse diye dua etmiyor degilim…