Türkçe’nin bir eksiği yok. Ya sizin?

Tiki ortam dedikleri alanlarda, cehalet ve yabancı özentiliği ağız birliği yapmış.
Benim KIZGIN ÇELİK misali ÖZ dilim TÜRKÇE için, ”Türkçe lastik gibidir, nereye çekersen oraya gelir“ lakırdılarını konuşur olmuşlar.
Dedim ya KIZGIN ÇELİK gibidir benim öz dilim Türkçe.
Ağzına kötü alanın dilini, dokunanın elini yakar. Hatta 150 bin sözcükten oluşan, dünyanın en eski dillerinden olan Türkçem ile 8 bin kelimeyi bünyesinde toplamaya çalışan “toplama kampı” Kürtçeyi karşılaştırma gafletine dahi düşmüş olanları gördüm. Onlar için söylenebilecek şimdiki zamanın meşhur ve güzel bir sözü var.
Türkçe’nin bir eksiği yok. Ya sizin?
Yazan: Kürşad
Bu yazıyı herhangi bir yerde kullanırken bu linkide kullanın (Ctrl+C kopyala)
: Türkçe’nin bir eksiği yok. Ya sizin?











Kasım 12th, 2009 at 5:38 pm
“şimdiki zaman” diyecektiniz galiba.
Türkçe’ye vurgu yapan bir yazı olmasaydı bunu yazmazdım. Bu kadar basit bir kuralı atlayan bir yazarın Türkçe’nin üstünlüğünden bahsetmesi maalesef üzücüdür.
Kasım 12th, 2009 at 6:24 pm
@murat yazıyı yazan arkadaşa bu hatasını ileteceğim. Ayrıca yazıda üzerine basılan konu imla hataları değil , Türkçenin güzelliğidir. Yorum için teşekkürler.
Kasım 13th, 2009 at 4:15 pm
Merhaba Murat Arkadaşım.
Öncelikle uyarın için teşekkür ederim.
Ancak bilinmeli ki “-ki ekinin ” nasıl kullanılacağını ve şimdiki zaman yazılırken bu ekin ayrı yazılmayacağını BİLİYORUM. Tamamen gözden kaçan bir imla hatası üzerine daha yapıcı bir eleştiri beklerdim.
Son olarak sizin düsturunuza uyup hata yapan kişi “Türkçe’nin güzelliğinden bahsedemez” dersek emin olun ki gazetelerdeki köşe yazarları dahil çoğu yazar “Türkçe’den bahsedemez”
Bilginize…
Kasım 15th, 2009 at 10:18 pm
Sevgili Kürşad,
yukarıda yazdığım cümlemin hedeflediğinden fazla olumsuz eleştiri olarak algılanabilecek şekilde olduğunu gördüm; yeniden yazıyorum:
“Türkçe’nin üstünlüğünden bahseden bir yazarın bu kadar basit bir kuralı atlaması maalesef üzücüdür.”
Şundan eminim ki yazınızı yazdıktan sonra kendi kendinize “burada Türkçe’den bahseden bir yazı yazıyorum, gönder düğmesine basmadan önce bir kaç kez daha okuyayım” deseydiniz, kendiniz de fark ederdiniz imla hatanızı.
Türkçe’yi ben de severek kullanırım (ne de olsa ana dilim) okumayı severim yazmayı pek sevmem. Okuduklarımda, okumanın kalitesini etkilediği için belli başlı kurallara uyulup uyulmadığına dikkat ederim. Bozuk bir dille yazılmış veya imlası bozuk metinleri (eğer okumak zorunda değilsem) okumam.
Kerameti kendinden menkul gazete (köşe) yazarlarına gelince, bırakın Türkçe’den bahsetmeyi, hiç bir şeyden bahsetmeseler daha hayırlı olur bence.